• "Çocukların, nasihatten çok iyi örneğe ihtiyaçları vardır."

  • "Çocuğa verilebilecek en güzel şey zamandır."

  • "Çocukta ruh ve beden eğitimi ve gelişimi beraber yürütülmelidir. " (İbni Sina)

  • "Anneler dua ettiklerinde çocuklarının çevresindeki zırhı görselerdi, duayı hiç bırakmazlardı" Hz.Muhammed

Copyright 2021 - Çocuk Eğitimi

Piaget’ye Göre Ahlak Gelişimi

Jean Piagete Göre Ahlak GelişimiJean Piaget'ye göre çocukların ahlak gelişimi konusunda çalışan ilk araştırmacıdır. Piaget; ahlak gelişiminin, bilişsel gelişime paralel olarak geliştiğini ve belli bir sıra izleyen dönemler içinde ortaya çıktığını söylemektedir. Yaşı ne olursa olsun her bireyin bilişsel gelişimin en son basamaklarına kadar ulaşabilmesi beklenmemelidir. Biyolojik olgunlaşma ile öğrenme yaşantıları bilişsel gelişimde ulaşılabilecek düzey üzerinde belirleyici olmaktadır. Aynı durum ahlak gelişimi için de söz konusudur. Piaget’ye göre çocukların doğru ve yanlışa ilişkin yargıları ve kuralları yorumlama biçimleri yaşlara göre değişiklikler göstermektedir.

Piaget, çocukların ahlak gelişimini incelerken, çocukların altı yaşına kadar oyun kurallarının olmadığını, oyunları diğer çocuklardan öğrendikleri gibi oynadıklarını, ancak iki-altı yaş arasında bazı kuralları fark etmeye başlayarak ne anlama geldiğini ya da ne amaçla konduklarını bilmeden bu kurallara uygun davranışları taklit ettiklerini belirtmiştir.
Altı yaştan sonra çocuk, kuralları izlemede ya da uymada tutarsızlık gösterse bile kuralların ne anlama geldiğini kavramaya başlar. Bu yaşlarda çocuk, kuralların değiştirilemez olduğuna inanmakta ve hiç sorgulamadan bu kurallara uygun davranmaktadır.

Piaget’ye göre on yaşlarına kadar çocuklar, nedenlerini tam anlamadan kurallara uyarlar. Fakat kuralları koyan kişiler olmadığı zamanlarda bu kurallara uymayabilirler. Örneğin çikolata yemesi yasaklanan bir çocuk, annesi ya da babası yokken çikolata yiyebilir.

Piaget, 0-6 yaş döneminde çocuklarda kural kavramı olmadığından “Bu dönemde ahlak söz konusu değildir“ demektedir. Bu nedenle, Piaget’ye göre ahlak gelişimi, bilişsel gelişim aşamalarından olan işlem öncesinden, somut işlemler dönemine geçtiği 6 yaşına kadar başlamaz.

Piaget, çocukların oyunlarındaki kurallara uyma davranışını aşağıdaki şekilde inceleyerek ahlak gelişimi ele almıştır.

Duygusal devinim dönemi (0-2 yaş )
Benmerkezcil dönem (2-7 yaş)
Başlangıç hâlinde iş birliği dönemi(7-11 yaş)
Gerçek iş birliği dönemi(11 yaş ve üzeri)

Duygusal Devinim Dönemi (0-2 Yaş)

Bu dönem motor ve bilişsel özellikleri kapsar. Piaget, yaşamın ilk iki yılını incelemiş; zekânın kökenlerinin bu dönemde ortaya çıktığını, doğumda sadece refleks hareketleri başaran bebeğin, ikinci yılın başında konuşmaya başladığını, sembolik düşünceler gibi zihinsel işlevler geliştirdiğini belirtmiştir. Çocuk, belli aşamalara ulaşabilmek için yeni davranışlar ve araçlar geliştirebilmektedir.

Sosyal yaşantıların, çocuğun bu aşamaları geçirmesinde büyük etkisi vardır. Çocuklar ilk yaşlarda anne-babaların emir verdiklerini, davranış kurallarını öğretmede ısrarcı olduklarını öğrenirler ve kurallara uydukları zaman mutlu olacaklarını anlarlar. Ancak bu kurallar, çocukların kendi bakış açılarından söz etmelerine ve ahlaki konularda farklı düşünceleri benimsemelerine engel olur. Kısaca çocuklar kuralların farkındadırlar, ancak ne amaçla ya da kuralları neden izlemek gerektiğini anlayamazlar.

Benmerkezcil Dönem (2-7 Yaş)

Çocuk, artık bu dönemde sistemleşmiş kuralları anlamaya başlamasına rağmen, yine de daha çok kendi koyduğu kurallara uyar. Kazanmak için uğraşmaz. Ona göre kurallar, yetişkinler ve Tanrı tarafından konulmuştur. Kurallar kutsal olarak kabul edilir. Küçük değişiklikler, kuralları çiğneme olarak algılanır. Piaget, bu dönemi “bağımlılık evresi” diye adlandırmaktadır.

Piaget’ye göre, iki-yedi yaş arası çocuklar, kendinden büyük çocukları gözler; ne anlama geldiğinin farkına varmadan kurallara uygun davranışları taklit eder. Bu konuda tam bir bilgisi olmasa da kuralları çiğnemez. Ancak oyunu, sosyal bir etkinlik olarak algılamaz. Bu aşamada çocuklar birbirleriyle ortak gibi görünse de her biri kendi oyununu oynar. Eğer çocuğun oyun arkadaşı bir yetişkinse oyunun sonunda çocuk oyunun nasıl olduğundan ya da kazanmanın ne demek olduğundan habersiz olarak “Kim kazandı?” diye sorabilir.
Sonuç olarak; bu dönemde engelleyici ahlak kurallarının anlamı kavranmadan yüzeysel olarak algılandıkları, ahlaki gerçeklik özellikleri ile belirlenen evredir.

Çocuklar kendinden büyük çocukları gözler ve taklit eder

Başlangıç Hâlinde İş Birliği Dönemi (7-11 Yaş)

Bu dönemde, ben merkezli aşamanın aksine, kurallar, sosyal bir aktivite olarak oyunu düzenlemede önem kazanır. Çocuklar, oyunda sadece hareket yönünden mutlu olmazlar, ayrıca başarı ve öne çıkma duygusu yönünden de mutlu olmaya başlarlar. Bu durum, çocukların oyun kurallarına daha fazla dikkat etmelerine neden olur. Ancak bu dönemde yine de çocuklar, kuralları tam olarak anlayamazlar. Çocuklar arasında kurallarla ilgili uyuşmazlık, ancak çocukların akranları ile bir arada olma isteği bu uyuşmazlığı ortadan kaldırır.
Kısaca bu dönemde çocuk oyunu, sosyal bir etkinlik olarak algılanmaya başlar. Piaget, bu dönemde çocukların bir konuyla ilgili farklı bakış açılarının olduğunu ve kuralların anlaşma, uzlaşma ve başkalarının görüşlerine saygı gösterme sonucu ortaya çıktığını savunmaktadır.

Piaget bu dönemi ahlak gelişimi açısından dışsal kurallara bağlılık dönemi olarak ifade etmektedir ve çocuklarda “Kurallar değiştirilemez gerçeklerdir ve her koşulda, herkesin bu kurallara uyması gerekir.” düşüncesinin olduğunu belirtir. Çocuklar ahlaki yargılar açısından çevrelerine bağlıdırlar. Yetişkinler tarafından belirlenen kurallara düşünmeden kayıtsız şartsız kabul ederler. Bu kuralların arkasındaki niyeti henüz anlayamazlar ve otoritenin (anne, baba, öğretmen gibi çocuğun yaşantısında önemli olan kişiler) koyduğu kurallar doğrudur.

Bu dönemin sonuna kadar çocuklar için işlenen bir suçun önem derecesini, suça bağlı olarak ortaya çıkan fiziksel sonuçlar belirler. Örneğin, elbisesindeki yırtık daha büyük olan çocuk daha fazla suçludur ya da kaza ile on tabağı kıran bir çocuk, bile bile bir tabak kıran çocuktan daha suçludur. Onlar için önemli olan gözlenebilir sonuçlardır. Çocukların sadece olayların sonucuna göre değerlendirme yapmalarına “ahlaki gerçekçilik” denir. Kurallara uymamanın doğal sonucunun hemen cezalandırılmak olduğuna inanılan bu dönemde, çocuğa göre adalet, haksızlık edilen kişiye hakkını vermek değil, haksızlık edenin hemen cezalandırılmasıyla sağlanır.


Gerçek İş Birliği Dönemi (11 Yaş ve Üzeri)

Bu dönemde çocuk, bir başkasının bakış açısını anlayarak benmerkezcil düşünceden uzaklaşır. Çocuk, bu doğrultuda bağımlı ahlaktan kurtularak iş birliği ahlak aşamasına ulaşır ve kurallara ilişkin bağımsızlığı kazanır.

On bir yaşından sonraki dönemde, çocukların yaptıkları değerlendirmeler “görecelik” kazanmaya başlar. İçinde bulunulan koşulları dikkate alarak değerlendirmeler yapabilirler. Ahlaki yargıları ve kuralları uygulayışları esneklik gösterebilir. Başkalarının değerlendirmelerinden çok kendi yaptıkları değerlendirmeye uygun davranmaya başlarlar. Konulan kuralları otoritelerce de ele alınmış kanunlar olarak değil, karşılıklı hoşgörü ürünü olarak kabul eder. Bilişsel gelişimlerine bağlı olarak çocuklarda iş birliği arzuları on bir-on iki yaşlarında anlamlı hâle gelir. Bireyde yeni ve daha üst düzeyde bir ahlaki gelişim meydana gelir. Piaget, ceza ve kültür gibi dışsal etkenler tarafından engellenmediği veya çevreyle, özellikle de akran gruplarıyla iletişimi kesilmediği sürece özerk (otonom) ahlakın her çocukta gelişeceğine inanır. Bu dönemde ailede ve okulda itiraz etmeden yetişkin otoritesine itaat etmeye dayalı çocuk yetiştirme yöntemleri çocukların ahlaki gelişimde dışa bağımlı dönemden özerk döneme geçişini güçleştirmektedir.


Piaget’nin ahlak gelişim dönemleri şu şekilde özetlenebilir:

Çocuklara göre kuralların gizemli bir kaynağı vardır. Onları dokunulmaz ve kutsal olarak algılarlar. Çünkü kuralları formüle edici herhangi bir yeterli yaşantıları olmamıştır.
Yetişkine karşı duyulan tek yanlı saygının yerini, karşılıklı saygı aldığında “bağımsız-özerk ahlak” oluşmuştur. 11-12 yaşındaki çocuk ahlak kurallarının içeriğini anlamaya başlar. Artık kural bireyin, kendi vicdanı ile şekillenir. Kurala cezadan kaçınmak için değil, kendisi istediği için uyar.

Piaget, çocuğun adalet ve ahlak konusundaki düşüncelerinin hem çevre hem de olgunlaşmanın etkisiyle değiştiğini; ancak ahlak kurallarını kavramlaştırabilmesi için kavram gelişiminin de ilerlemesi gerektiğini ileri sürmüştür. Yapılan araştırmaların sonuçları, ahlaki gelişim düzeyi ile bilişsel gelişim düzeyi arasındaki paralelliği desteklemektedir. Bireyin takvim yaşının ilerlemesi, zihinsel gelişim basamaklarında ilerlemesi için yeterli değildir. Aynı durum, ahlak gelişimi için de geçerlidir. Bireyin içinde bulunduğu koşullar, öğrenme yaşantıları, deneyim vb. ahlak gelişiminin her düzeyinde önemlidir.


Piaget, çocuğun ahlak gelişimi ile birlikte adalet, ceza konusundaki görüşlerinde de değişiklikler olacağını belirtmiştir. Başlangıçta çocuk, bir kötülük yapıldıysa kötülüğün cezasını çekmesi gerektiğine inanır. Bu ‘’kefaret adaleti’’ olarak tanımlanır. Yapılan kötü bir durumda karşılık verilmesi gerektiğini yani misilleme adaletinin gerçekleşmesi gerektiğini düşünür. Örneğin, biri oyuncağını kırdıysa ceza olarak onun da oyuncağının kırılması gerekir. Daha sonraki aşamada ise yerine koyma yani ’’tazmin etme adaleti’’ oluşmaya başlar. Tazmin etme adaletinde kırılan oyuncak yenisi alınarak ödenmelidir. Örneğin, oyuncağı kırdıysan ödemeli ya da kendi oyuncağını vermelisin ya da kırdığını onarmalısın.

Kaynak: Megep

f t g m