• "Çocukların, nasihatten çok iyi örneğe ihtiyaçları vardır."

  • "Çocuğa verilebilecek en güzel şey zamandır."

  • "Çocukta ruh ve beden eğitimi ve gelişimi beraber yürütülmelidir. " (İbni Sina)

  • "Anneler dua ettiklerinde çocuklarının çevresindeki zırhı görselerdi, duayı hiç bırakmazlardı" Hz.Muhammed

Copyright 2019 - Çocuk Eğitimi

Yenidoğan sünneti hakkında merak ettikleriniz

Yenidogan Sünneti

Ülkemizde sünnet sıklıkla 5-12 yaş arasında uygulanmakla beraber son yılarda yapılan yenidoğan sünneti sayısı da arttı. Yenidoğan sünneti konusunda anne ve babalarca en sık sorulan soruların cevapları. 

- Hangi durumlarda yeni doğan sünneti uygulanmaz?

Bebek prematür veya hasta ise, ailede hemofili hastalığı öyküsü var ise, hipospadias gibi doğuştan penis anomalisi var ise yenidoğan sünneti uygulanamaz.

- Bebekler sünnet sırasında ağrı duyarlar mı?

Yenidoğan bebekler de ağrı duyarlar. Bu nedenle sünnet öncesinde operasyon bölgesini uyuşturmak için çok ince iğne ile lokal anestezik ilaçlar uygulanır. Bu yaş grubunda genel anestezi uygulamaya gerek yoktur.

- Yenidoğan sünnetinin avantajları nelerdir?

Yenidoğan sünneti yapılan bebeklerde idrar yolu enfeksiyonu riski azalır. Bilimsel çalışmalarda sünnetsiz çocukların idrar yolu enfeksiyonuna sünnetli olan gruba oranla 8 ile 20 kat fazla yakalandığı gösterilmiştir. Sadece lokal anestezi ile yapılabilir.

Sünnet derisindeki damarlar çok küçük olduğundan belirgin kanama hemen hiç görülmez. Sünnet sonrası bakım oldukça kolay ve iyileşme hızlıdır.

Devamını oku...

Her çocuğa besinleri öğretin

Sağlıklı ve uzun bir yaşam için doğal besinleri tüketmek şart.

Peki çocuklarımız ne kadar doğal besleniyor?

Obeziteyle savaşan ülkeleri örnek göstererek anlatıyor çözümü Jamie Oliver:

"Her çocuğa besinleri öğretin!"

Çocuklara neyi, nasıl tanıttığımız çok önemli.

Sağlıklı bireyler olmaları için; beraber sağlıklı besinleri hazırlayıp, beraber bunları tüketmek en keyiflisi ve kesinlikle en etkilisi.

Beraber uzun ve sağlıklı bir yaşam için, beraber doğruyu yapmalıyız.

Unutmayalım;

Çocuklar her şeyi bizden öğrenir!

 

Sağlıklı ve mutlu bir hayat için önemli tavsiyeler

 

Sağlıklı ve mutlu bir hayat için önemli tavsiyeler

Prof. Dr. Nevzat TARHAN Hoca'dan

1. Bol su için.
2. Kahvaltıda çok, öğle yemeğinde orta, akşam yemeğinde az yiyin.
3. Ağaçlarda ve bitkilerde yetişen yiyecekleri daha çok, fabrikalarda üretilen yiyecekleri daha az yiyin.
4. Hiç bir şeyi içinize atmayın.
5. İbadet ve dua için zaman ayırın.
6. Her gün en az 10 dakika sessiz olarak oturun.Tefekkür edin.
7. Düzenli uyuyun.
8. Her gün 10-30 dakika yürüyüş yapın. Ve yürürken gülümseyin.
9. Hayatınızı başkalarınki ile karşılaştırmayın. Onların seyahatinin nasıl olduğuna dair hiçbir fikriniz yok.
10. Kontrol edemeyeceğiniz olumsuz düşüncelere sahip olmayın. Bunun yerine enerjinizi şu an için harcayın, nefes aldığınız her anın kıymetini bilin, keyfine varın.
11. Sadeliğin güzelliğini keşfedin.
12. Hayatı çok da ciddiye almayın. Fâni olduğunuzu unutmayın.
13. Kıymetli enerjinizi başkaları hakkında konuşarak boşa harcamayın.
14. Sû-i zandan kaçının.

15. Kıskançlık, çekememezlik zamanın boşa harcanmasıdır. İhtiyacınız olan her şeye zaten sahipsiniz.
16. Geçmiş meseleleri unutun. Kişilerin geçmiş hatalarını hatırlatmayın. Bu durum mevcut mutluluğunuzu bozar.
17. Hayat, birisine kin duyarak zamanı boşa harcamak için çok kısadır. Kimseden nefret etmeyin.
18. Geçmişinizle barış yapın ki, şimdiki zamanı bozmasın.
19. Hayatın bir okul olduğunu ve öğrenmek için burada olduğumuzu unutmayın. Problemler, cebir dersi gibi gelip giden, ancak aldığımız derslerin bir ömür boyu devam ettiği eğitim programının bir parçasıdır.
20. Daha fazla gülümseyin ve pozitif olmaya çalışın.
21. Her tartışmayı kazanmak durumunda değilsiniz. Aynı fikirde olmasanız da, anlaşın.
22. Ailenizi sık arayın.
23. Her gün diğerlerine iyi bir şey verin. Gülümseme, teşekkür, iltifat, yardım, destek, moral...
24. Herkesi her şey için affedin.
25. 70 yaşından büyük ve 6 yaşından küçük kimselerle vakit geçirin.
26. Her gün en az 3 kişiye gülümseyin ve tanımadığınız birine SELÂM verin.
27. Başkalarının sizin hakkınızda ne düşündüğü ile ilgilenmeyin.
28. Doğru olanı yapın, yanlışlarınız için de pişman olmayın. Ne oluyorsa ya da olmuyorsa, hayrımıza olduğu içindir!
29. Faydalı, güzel veya neşe dolu olmayan her şeyden uzak durmaya çalışın.
30. ALLAH her şeyi iyileştirir, şu an fark etmesek de, yaşadığımız her şey iyiliğimiz içindir.
31. Bir durum iyi veya kötü olsun, nasılsa değişecektir. Durumu kabullenin.
32. Nasıl hissederseniz hissedin, kalkın, giyinin ve ortaya çıkın. Kendinizi eve kapatmayın.
33. En iyisine henüz sıra gelmedi.
34. Sabah canlı olarak uyandığınız için ALLAH' a şükredin.
35. Maneviyatınız daima mutluluğunuzdur. Hislerinizi önemseyin. İnanın, dua edin, gerekeni yapın ve gerisini ilahi akışa bırakın..

BEBEKLER VE ÇOCUKLARDA GÖZ MUAYENESİ

Bebekler ve çocuklarda gözKüçük Bebeklerde Göz Muayenesi Yapılabilir mi?

Bebeklerde doğumdan itibaren göz muayenesi mümkündür fakat aileler genellikle bebeklerin veya çocukların konuşamadığı için muayene olamayacaklarını düşünürler. Bebekler özel muayene yöntemleri ile kayma ölçümü, gözlük ihtiyacı ve göz arkası muayenesi yapılabilir.

Muayene ile göz tembelliği için risk taşıyan şaşılık, kırma kusuru gibi problemlerin yanı sıra bebeklik ve çocukluk çağında görülebilen katarakt, göz tansiyonu veya göz içi tümörlerin tanısı konabilir. En önemlisi erken tanıdır. Erken müdahale ile görme ve hatta çocuğun hayatı kurtarılabilir.
 
İlk muayeneyi 1 yaşında yaptırmak oldukça önemlidir;

Düşük göz kapağı, nistagmus adı verilen istem dışı göz hareketleri de bu dönemde erken teşhis edilerek tedaviye başlanabilir. Katarakt, göz tansiyonu, retina problemleri gibi hastalıklara bu dönemde tanı konulması, geri dönüşü olmayan görme kayıplarını engelleyecektir. Katarakt veya gözün ağ tabakasındaki rahatsızlıklar 2-3 ay içinde kalıcı görme kaybı ve sonrasında yaşam boyu düzelmeyen göz titremelerine neden olmaktadır.

Devamını oku...

Göz iltihabı (konjonktivit) nedir?

Göz çapaklanması, şişlik ve kızarıklık

Gözde kızarıkların en sık sebebi olan konjonktivit, konjonktiva tabakasının iltihabına verilen isimdir. Gözün beyazı olan sklera ince, soğan zarı gibi bir tabakayla kaplıdır. Konjonktiva adı verilen bu tabaka gözün yüzeyini nemlendiren maddeler salgılar. Bu tabaka içinde ince damarlar vardır ve dikkatli bakıldığında çıplak gözle dahi görülebilirler. Konjonktivada iltihap olduğunda damarlar daha belirginleşir ve göz kızarır.

Klinik olarak üç tipte seyreder:

Bakteriyel Konjonktivitler;

Bakteriyel konjonktivit çoğunlukla kalın, sarımsı yeşil renkte bir akıntıya sebep olur. Diğer bulgular belirgin bir şekilde göz kapağının şişmesi, duyarlılık, gözde belirgin kızarıklık ve ağrıdır. Bazı durumlarda hastalık korneaya etki eder ve görmeyi bozabilir.

Tedavisi yapılırken dikkat edilmesi gerekenler;

Bakteriyel Konjonktivit rahatsızlığı bulunan çocukların hastalığı bulaştırma riskine karşılık öncelikle kalabalık ortamlarda bulunmamasına ve diğer çocuklar ile yakın temastan uzak durmasına dikkat edilmelidir. Tedavi altta yatan faktörlere, yaş gruplarına, rahatsızlığın süresine ve şiddetine göre uzman hekim tarafından belirlenir. İlaç olarak sıklıkla damla nadiren de sistemik ilaç kullanımı gerekir.

Devamını Oku

Gözde çapaklanma, kızarıklık ve şişlik varsa dikkat

Göz Çapaklanması, ŞişmesiProf. Dr. Toker, "Bebeklerde çapaklanma kendiliğinden geçmiyor, kızarıklık devam ediyor ve göz kapağında da şişlik meydana geliyorsa hekime başvurmalı" dedi.

 Cumhuriyet Üniversitesi (CÜ) Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlker Toker, bebeklerin gözündeki çapaklanmanın kendiliğinden geçmemesi, kızarıklığın devam etmesi ve göz kapağında şişlik oluşması halinde mutlaka doktora başvurulması gerektiğini belirtti.
 
Toker, çapaklanmanın yenidoğanlarda çok sık görüldüğüne işaret etti. Çapaklanmanın, göz yaşı kanalının tıkanarak gözün kendini temizleyememesine veya bir enfeksiyona bağlı olarak ortaya çıktığını anlatan Toker, yenidoğan bebeklerin bağışıklık sistemi düşük olduğu için daha çabuk enfeksiyon kapabildiklerini ifade etti. Toker, "Aile, çocuğun gözünü temizlerken ya da yıkadığı esnada mikrop bulaşabilir, doğum sırasında anneden bulaşabilir, hapşırıkla da bulaşabilir" diye konuştu.

Devamını Oku

f t g m