• "Çocukların, nasihatten çok iyi örneğe ihtiyaçları vardır."

  • "Çocuğa verilebilecek en güzel şey zamandır."

  • "Çocukta ruh ve beden eğitimi ve gelişimi beraber yürütülmelidir. " (İbni Sina)

  • "Anneler dua ettiklerinde çocuklarının çevresindeki zırhı görselerdi, duayı hiç bırakmazlardı" Hz.Muhammed

Copyright 2019 - Çocuk Eğitimi

Peygamberimizin Çocuklara Şevkat ve Sevgisi

Peygamberimizin şefkatinin en canlı örneğini çocuklar üzerinde görüyoruz. Peygamberimizin çocuklara olan şefkati ve sevgisi bambaşkaydı.

Bir çocuk gördüğü zaman Peygamberimizin mübarek yüzünü neşe ve sevinç kaplardı. Onu tutar, kollarının arasına alır, kucaklar, okşar, sever ve öperdi.

Gördüğü ve karşılaştığı her çocuğa selâm verir, halini hatırını sorardı. Binekli bulunduğu zaman çocukları atın terkisine alır, gidecekleri yere kadar götürürdü. Çocuklarla arkadaşça konuşur, onların yanında çocuklaşır, anlayış seviyelerine göre sohbet eder, öğütler verirdi.

Çocuklarla o kadar içice olmuştu ki, bir defasında yarış yapan çocukları görmüştü de, onların neşesine katılmak için birlikte koşmuştu.

Peygamberimiz özellikle kendi çocuk ve torunlarına çok düşkündü. Onlar için şefkatli bir baba, merhametli bir dedeydi.

Hz. Enes diyor ki:

"Çoluk çocuğuna Peygamberimizden daha şefkatli bir kimseyi görmedim. Oğlu İbrahim'in Medine'nin Avali semtinde oturan bir süt annesi vardı. Beraberinde ben de bulunduğum halde Resulullah sık sık oğlunu görmeye giderdi. Varınca, demircinin duman dolu evine girer, oğlunu kucaklar, koklar, öper ve bir süre sonra da dönerdi."

Peygamberimiz, kızı Fatıma'yı çok severdi. Bir sefere çıkacağı zaman en son ona uğrar, dönüşünde ise önce onun yanma giderdi.


Hz. Fatıma babasını ziyarete geldiğinde ise, Peygamberimiz sevgili kızını karşılamak için ayağa kalkar, alnından öper ve yanına oturturdu.

Hazret-i Fatıma'nın iki oğlu vardı: Hasan ve Hüseyin. Peygamberimiz bu torunlarım çok severdi. Onları kucağına alır, omuzuna çıkarır, okşar, sırtında taşır, oyun oynar, isteklerini yerine getirirdi.

Peygamberimiz dünyasını değiştirdiğinde Hz. Hasan 7, Hz. Hüseyin 6 yaşındaydı. Yani Peygamberimiz hayatta iken Hasan ve Hüseyin çok küçük yaşlarda idiler.

Devamını oku: Peygamberimizin Çocuklara Şevkat ve Sevgisi

Helâl - Haram

ŞEYH VEFA 

Asıl adı Mustafa idi ama, işte beş yüzyıldır, adını verdiği koca bir İstanbul semtinde, vefanın, insan sevgisinin, güzelliğin temsilcisi olarak yaşıyor.

İstanbul semtlerine, fetih günlerinden başlayarak verilmiş isimlerin her birinin bir hikâyesi, bir anlamı, bir canlılığı vardır.

...Asıl adı Mustafa idi, dedik. İstanbul'a renk ve kişilik veren ululardandı ama, doğumu istanbul değil, Konya idi. Mustafa daha küçücük bir çocukken güzelliği ve bu güzelliğin etrafa saçtığı ışıkla, seçilmiş bir çocuktu. Bir gören bir daha başnı çevirir bakar, sonra, dikkatli ve ihtiyatlı bir kimseyse «Maşallah!» der, bununla da yetinmez, Allah'ın lütuflarına karşı hayretle başını sallar, «Maşallah»ına bir de «Suphanallah» eklerdi. Böyle bir çocuktu.

Anası, babası, Konya'nın tanınmış, sayılan ve sevilen insanlarıydı. Haramı helâlden seçmesini bilen erdemli, hâl ehli kimselerdi.

Mustafa, biraz boylanıp poslanıp mahalleye, diğer çocukların içine karıştığı zaman arkadaşları onu çok sevdiler. Yaramaz, atik-tetik bir oğlandı. Ancak bir huyu vardı. Nerede kırbalarını doldurmuş bir saka görse, dayanamaz, ne yapar, ne eder kırbayı deler, zavallı sakacığın kârına kesat karıştırırdı. Bir, iki derken, çocuk bunu iyice zevk edinmişti. Elinden kimse kurtulamıyor, kaçınca kimse tutamıyordu. Hiç bir saka da bu güzel yüzlü çocuğa el kaldırıp, onu bir güzel pataklamaya kıyamıyordu. Sonunda sakalar toplanıp, mahallenin büyüklerinden birine durumu anlattılar. O da, akşam üzeri, güzel Mustafa'nın babasını çağırıp, oğlunun yaramazlığını hikâye etti ve nazik nazik tembihledi: «Canını yakmadan, sen onu biraz korkutuver».

Baba eve geldiği zaman düşünceliydi. Mustafa, herhangi bir çocuk değildi. İşaretler ve müjdelerle dünyaya gelmiş ve onun doğumuyle beraber, hayatlarında pek çok şey değişmişti. Sonra... kırba delmenin zararlı bir iş olduğunu da idrak edecek yaştaydı.

Devamını oku: Helâl - Haram

Çocuklar İçin Sofra Duası

Elhamdülillah elhamdülillah

Bu nimeti veren ALLAH

Peygamberimiz Resulullah

Her yemekte derim BİSMİLLAH

Artsın eksilmesin

Taşsın dökülmesin

Hep afiyetle yensin

Geçmişlerin ruhu için

Sağlara selamet için

Bir de ALLAH rızası için

El-Fatiha....

Bir Sofra Duası

El açtım Allah'ım sana

Akıl, sağlık, iyi huylar ver bana

Yemezsem büyüyemem, okuluma gidemem

Çabuk, çabuk yiyelim, okulumuza gidelim

Bizi yaratan Allah'a her zaman dua edelim

Peygamberimiz Hakkında Sorular ve Cevaplar

  • Kimin ümmetindensin?
  • Hz. Muhammed
  • Peygamberimiz nerede doğdu ve şimdi nerede bulunuyor?
  • Mekke'de doğdu. Elli yaşından sonra Medine'ye hicret etti. Şimdi Medine'de "Ravza-i Mütaharra" sındadır.
  • Peygamberimizin kaç adı vardır?
  • Güzel isimleri çoktur. Fakat dördünü bilmek lazımdır. Bunlar: Muhammed, Mustafa, Ahmed, Mahmud.
  • Peygamberimizin en çok kullanılan ismi nedir?
  • Hazret-i Muhammed Mustafa sallallahü aleyhi ve sellem'dir.
  • Peygamberimizin babasının adı nedir?
  • Abdullah'tır.
  • Annesinin adı nedir?
  • Amine'dir.
  • Süt annesinin adı nedir?
  • Hz. Hâlime
  • Dedesinin adı nedir?
  • Abdülmüttaliptir.
  • Peygamberimiz kaç yaşında iken Peygamber oldu?
  • 40 yaşında.
  • Kaç sene peygamberlik yaptı?
  • 23 sene peygamberlik yaptı.
  • Peygamberimiz nerede doğdu?

    Devamını oku: Peygamberimiz Hakkında Sorular ve Cevaplar

f t g m